top of page

Birlikte ve Birbirimizden Öğrendiklerimiz:
“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinden” Buluşmaları

TCEP_Ekip.JPG

#Topluluk olmak, aidiyet ve dayanışma pratikleri

TCEP_Topluluk.JPG

​​4 Aralık’ta gerçekleşen etkinlik serisinin ilk buluşması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yalnızca bireysel farkındalıkla değil; dayanışma pratikleri, ortak hedefler ve sürdürülebilir işbirlikleri ile güçlenen topluluklar aracılığıyla kalıcı hâle gelebileceği fikri etrafında gerçekleşti. Bu buluşmada Turkishe Genel Koordinatörü Yağmur Cantaş’ın moderasyonu ile gerçekleşen etkinlikte Garanti Bankası Çeşitlilik ve Liderlik Disiplin Lideri Öykü Kayaalp ve TED Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Beril Türkoğlu katkılarıyla, toplulukların eşitliği güçlendirmedeki rolünü; aidiyet, gönüllülük ve kapsayıcı liderlik stratejileri üzerinden ele aldık. İstasyonTEDÜ’den Aslı Aygüneş ise, sosyal girişimcilik ekosistemindeki topluluklarda eşitlik perspektifinin nasıl güçlendirilebileceğini farklı topluluklarla yürütülen işbirliklerinde benimsediğimiz yaklaşımlar üzerinden değerlendirdi.

Bu noktada, farklı aktörleri ve ilişkileri birlikte düşünmeyi sağlayan ekosistem yaklaşımının eşitlik yolculuğunda da kapsayıcı ve birleştirici olacağını vurguladı.

Aynı buluşmada, bu etkinlik serisini birlikte şekillendirmek üzere katılımcıların aktif katkı sunduğu kısa bir oturum da yürüttük. Bu bölümde katılımcılara, etkinlik serisi kapsamına alınmasını istedikleri en çok ilgilerini çeken temaları ve ilerleyen buluşmalarda dinlemek istedikleri konu/konuşmacı önerilerini sorduk. Katılımcılardan 41 farklı tema önerisi alındı ve buradan hareketle bir yıl boyunca kurgulanan programın devamındaki buluşmalar ise bu temalar dikkate alınarak belirlendi. Böylece, serinin kalan altı etkinliğinin konu başlıkları katılımcıların öncelikleri doğrultusunda netleşti.

​​#Afet ve Krizlerde eşitsizliklerin boyutları

TCEP_Afet.HEIC

Serinin “Afet ve Krizler” buluşmasında, afetlerin herkesi “eşit” derecede etkilememesi gerçeğinden hareketle kadınlar, çocuklar, engelliler gibi kırılgan grupların kriz anlarında neden daha fazla risk altında kaldığı tartışıldı. Etkinliğin moderasyonunu TED Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kezban Çelik yürüttü.

Konuşmacılar arasında İhtiyaç Haritası Projeler ve İş Geliştirme Direktörü Kemal Çelik, afet sonrası ihtiyaç verisine erişim ve veri toplama süreçlerini toplumsal cinsiyet bakış açısıyla (ör. kadınların ifade edemediği ihtiyaçlar, sahadaki ekip kompozisyonu) aktardı. EŞİK Platformu gönüllüsü Av. Özlem Günel Tekşen, afet mevzuatındaki hak kayıplarına ve CEDAW gibi uluslararası çerçevelerin kapsayıcı politika üretimindeki önemine vurgu yaptı. Kale Grubu Sosyal Girişimcilik Programı Kıdemli Uzmanı Yusuf Berk Şenkafa ise özel sektör–STK–sosyal girişim işbirliklerinin, yerel dinamiklere hâkim ve çevik müdahale için kritik olduğunu paylaştı.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinden #AfetveKrizler etkinliği ile ilgili blog yazımıza bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

Eşitsizliği #Dil ve Kültür ile yeniden üretmek

IMG_1577 (2).JPG

10 Nisan’da gerçekleşen “Dil ve Kültür” buluşmasında, Özyeğin Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi’nden Doç. Dr. Çimen Günay Erkol konuşmacı olarak yer aldı; TED Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Doç. Dr. Murat Göç ise oturuma kolaylaştırıcı ve konuşmacı olarak eşlik etti.

Buluşmada dili yalnızca bir iletişim aracı olarak değil; kültürü taşıyan, yeniden üreten ve dönüştüren bir güç olarak ele aldık. Gündelik hayatta sıkça kullanılan “masum” kalıpların (ör. cinsiyetçi deyimler, argo ve küfürler) eril bir dünyayı nasıl yeniden ürettiği konuşuldu. Bu buluşma dilin nötr olmadığına ve daha kapsayıcı bir dilin kişisel bir tercih değil, kamusal bir sorumluluk olduğuna dair güçlü mesajıyla katılımcılarda iz bıraktı.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinden #DilveKültür etkinliği ile ilgili blog yazımıza bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

#Medyada ve dijital alanlarda dayanışma ve kırılganlık

IMG_1345_edited.jpg

21 Mayıs’ta İstasyonTEDÜ’de yapılan “Medya” buluşması, TED Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Duygu Onay Çöker’in moderasyonunda gerçekleşti. Panelde gazeteci Özlem Akarsu Çelik, KızBaşına medya koordinatörü Merve Yapılı ve 5Harfliler ile Cin Ayşe bloglarına katkı sunan blogger Ezgi Tavas King yer aldı.

Etkinlikte dijital medyanın feminist söylem üretme ve yaygınlaştırmadaki rolüne odaklandık. Dijital medyayı görünürlük yaratma, gündem kurma, örgütlenme ve dayanışma için sağladığı imkânlar kadar; algoritmik görünmezleştirme, tekelleşme, teyit mekanizmalarının zayıflığı ve “kendine yardım” hissinin politik eylemin yerini alabilmesi gibi sınırlılıklarıyla da ele aldık. Bu etkinlik, medyayı yalnızca “temsil” değil, aynı zamanda direnç ve savunuculuk alanı olarak yeniden düşünmemize katkı sundu.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinden #Medya etkinliği ile ilgili blog yazımıza bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

#Kariyer çizgisinde cam tavanlar ve temsil eksikliklerinin ötesinde

Ekran Resmi 2025-08-07 18.50_edited.jpg

7 Ağustos’ta çevrimiçi gerçekleşen “Kariyer” buluşmasının ilk bölümünde, Üsküdar Belediye Başkanı Sayın Sinem Dedetaş konuğumuzdu; söyleşinin moderasyonunu Turkishe  kurucusu Asiye Bahar Tabanlı üstlendi. Dedetaş, erkek egemen bir alanda kariyer yolculuğuna başlarken karşılaştığı kalıp yargıları ve bu süreçte geliştirdiği dayanıklılık stratejilerini paylaşırken, kariyerin yalnızca bireysel çabalarla değil, kurum kültürü ve eşitlik politikalarıyla birlikte dönüşebilen bir alan olduğunun altını çizdi.

Ekran Resmi 2025-08-07 19.07.43.png

Söyleşinin ardından, sosyal girişimcilik ve sivil toplum deneyimleri üzerinden kariyerde eşitlik gündemini konuşmak üzere Impact Hub Ankara’dan Duygu Vatan ile CEİD ve Aramızda Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Derneği’nden Funda Şenol’u ağırladık. Bu bölümde ise sosyal girişimcilik ekosisteminde fırsatlara erişim, kaynaklara ulaşma ve sürdürülebilirlik meseleleri eşitlik perspektifiyle yeniden ele

alınırken, sivil toplum tarafında ise hak temelli yaklaşımın, veri toplama, analiz ve izleme çalışmalarının ve savunuculuğun dönüşüm yaratmadaki rolü konuşuldu. Böylece kariyer tartışması, yalnızca “iş bulma” bağlamında değil; anlam, etki, dayanışma ve politika kesişiminde daha geniş bir çerçevede değerlendirildi.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinden #Kariyer etkinliği ile ilgili blog yazımıza bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

#Teknoloji alanında görünmez sınırlar, önyargılar ve dayanışmanın gücü

TCE Teknoloji 3.JPG

2 Ekim’de İstasyonTEDÜ’de gerçekleşen “Teknoloji” buluşmasında; siber güvenlik uzmanı Ayşe Aktağ, yazılım geliştirme takım lideri Nesrin Kalender ve kıdemli yazılım mühendisi Selma Utku teknoloji alanındaki deneyimlerini paylaştı. Oturumun moderasyonunu TED Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökçe Yılmaz yürüttü.


Etkinlikte teknoloji sektöründe kadın temsilinin azlığı, işyerindeki önyargılar ve görünmez sınırlar üzerinden; eğitim ortamlarında başlayan önyargıların iş yaşamında nasıl yeniden üretildiği tartışıldı. “Kız kardeşlik” ağlarının güçlendirici etkisi ve eşitliği kurumsallaştıracak mekanizmaların (ör. ebeveynlik izinleri gibi) gerekliliği vurgulandı.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinden #Teknoloji etkinliği ile ilgili blog yazımıza bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Son söz: Ortak dil + ortak gündem = Kolektif etki

#Sürdürülebilir, güvenli, erişilebilir, eşit kent hayali

IMG_5506.JPG

Serinin kapanışı, 4 Aralık’ta İstasyonTEDÜ’de yüz yüze gerçekleşen “Bu Bizim Şehrimiz” Kolektif Kolaj Atölyesi ile yapıldı. Atölye, Hisleri Harika kurucusu ve eğitmeni Özge Çavuşoğlu ile Hisleri Harika Atölye Eğitmeni Hazal Kaya’nın kolaylaştırıcılığında gerçekleşti.

Atölyede sürdürülebilirlik konusu yalnızca çevresel ilkelere dayanan bir başlık olarak değil, güvenli, erişilebilir ve eşit yaşam koşullarını merkeze alan bir kent hakkı meselesi olarak ele alındı. Kadınların kamusal alanlarla ilgili güvenlik kaygıları, gece korkmadan yürüyebilme, spor yapabilme gibi gündelik deneyimleri, erişilebilir olmayan kaldırımlar ve işlevsiz ulaşım ağlarının özellikle bakım emeği yüklenen kadınlar için yarattığı zorluklar atölyede sıklıkla üzerinde durulan konular olarak karşımıza çıktı. Kolektif üretim süreci ise kenti fiziksel bir yerleşimden öte, ihtiyaçların ve hayallerin toplamı olarak yeniden kurmamıza alan açtı.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinden #Sürdürülebilirlik etkinliği ile ilgili blog yazımıza bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bu etkinlik serisinin en belirgin çıktısı; toplumsal cinsiyet eşitliğini “ek bir hassasiyet” ya da yalnızca belirli alanlara ait bir konu değil, afet yönetiminden teknoloji politikalarına, medyadan çalışma hayatına kadar tüm alanlarda karar alma ve tasarım süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak birlikte düşünmemizi sağlaması oldu. Her buluşmada, farklı alanlardan gelen deneyimler aynı masada buluştu; “görünmeyen” sorunlar görünür hâle geldi ve “peki buradan sonra ne yapabiliriz?” sorusuna daha somut cevaplar üretildi.


Seri boyunca ortaya çıkan ortak ihtiyaçlardan biri, kavramları yalnızca tartışmakla kalmayıp gündelik pratiklere ve kurumsal süreçlere taşıyabilmekti. Kullandığımız dilin kapsayıcılığından veri toplama biçimlerimize, liderlik anlayışımızdan kentte güvenli hareket edebilme hakkına kadar uzanan pek çok başlık, “küçük” görünen tercihlerin aslında ne kadar belirleyici olduğunu hatırlattı. Bir yandan farklı alanların bilgisini yan yana getirerek hepimize yeni bakış açıları kazandırdı; diğer yandan katılımcılar için “yalnız değilim” duygusunu güçlendiren, dayanışmayı büyüten bir buluşma zemini yarattı.


Bu serinin etkisi, yalnızca etkinlik günlerinde kurulan diyaloglarla sınırlı değil; aynı zamanda yeni bağlantılar, yeni soru alanları ve birlikte üretim için yeni ihtimaller doğurmasıyla da değerlendirilebilir. Geleceğe dair arzumuz; hayatın her alanında toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinin daha görünür ve daha somut bir gündem hâline gelmesi, farklı kurum ve toplulukların ortak bir anlayış etrafında buluşabilmesi ve etkili çözümleri hep beraber hayata geçirmek için birlikte hareket etme kültürünün yaygınlaşmasıdır.


Tasarım ve uygulama ortağımız Turkishe başta olmak üzere, bu sürecin gerçekleşmesine katkı sunan tüm konuşmacılarımıza/kolaylaştırıcılarımıza, moderatörlerimize ve her buluşmada farklı tartışmalara alan açan katılımcılarımıza teşekkür ederiz. Bu serinin bize kazandırdığı deneyim ve içgörülerle, önümüzdeki dönemde farklı paydaşlarla ve farklı etkinlikler ile toplumsal fayda odağında çalışmalarımızı derinleştirmeyi, eşitlikçi dönüşüm için yeni alanlar açmayı sürdüreceğiz. 


Bu kapsamda tüm paydaşlarımıza açık çağrımız; “birlikte yapma”nın gücünü ve zenginliğini somut sonuçlara dönüştürecek ve sosyal etkimizi birlikte büyütecek fikirleri konuşmak üzere bizimle her zaman iletişime geçebilirsiniz.

istasyon.PNG
turkishe.jpg

© 2025, İstasyonTEDÜ.

bottom of page